
ulrike meinhof
“üzgün olmaktansa öfkeli olmayı yeğlerim”
Kitabına da adını veren bu sözün sahibi ünlü bir gazeteciydi. Hamburg’daki villasında refah içinde yaşayan Ulrike birçok protestocunun yaptığı gibi sloganlar atarak yürüdükten sonra evine, ofisine gündelik yaşamına dönmek yerine sistemle mücadelesini bir adım öteye taşıdı.
Öfkeliydi. Çünkü sistem de vicdansız ve öfkeliydi. Faşistler yenilmişti ama Almanya’da hala devlet kadrosundaydılar. Antikomünizm “demokrasi”, kapitalist diktatörlük “özgürlük” kılıfına gizlenmişti
Düzene karşı duruşunu netleştiren ilk yazısı “konkret” dergisinde Almanya 68 öğrenci lideri Rudi Dutschke’nin vurulması üzerine yayınlandı. Şiddet olaylarına karıştığı için hapiste olan Andreas Baader’in hapisten kaçırılmasına yardım ederek suça ortak oldu ve illegal yaşamı başladı.
Bu nedenle Alman basını nükleer savaş karşıtlığından kadın sorununa, sosyal demokrasinin acizliğinden, sarı sendikaların iki yüzlülüğüne kadar düzenin tüm hastalıklarını teşhir eden güçlü bir yazarı kaybettiyse de halkın büyük çoğunluğunun evimde saklarım dediği bir halk kahramanına dönüştü.
Kızıl Ordu Fraksiyonu’nun (Rote Armee Fraktion – RAF) teorik metinlerini kaleme almakla kalmayıp Ürdün’de El Fetih kamplarında silahlı eğitim aldı. Orta üst sınıf konforundan kent gerillalığına geçişi o kadar inanılmazdı ki ölümünden sonra beyni ailesinden izinsiz olarak çıkarılıp incelendi. Çünkü bir ameliyatla terörist yapıldığı iddia ediliyordu.
Bir çok davadan bir kaç kez ömür boyu hapse mahkum edileceği beklenen davalar sürerken hapishane hücresinde ölü bulundu. Resmi kayıtlarda ölüm nedeni intihar olarak belirtilse de iktidar tarafından öldürüldüğüne inanılıyor.


Bir yanıt yazın