
Ursula Kroeber Le Guin, yazar bir anneyle antropolog bir babanın tek kızı. Üç erkek kardeşiyle birlikte zengin bir kültürel ortamda doğup büyüyen Ursula bu şansını iyi değerlendirir.
Yazmaya oldukça erken başlar. Bir bilim kurgu dergisine gönderdiği hikayesi reddedildiğinde henüz on bir yaşındadır. Küsüp, yazmaktan vazgeçmez neyse ki. Çokça yazmayı sürdürür ama yazdıklarını uzun süre hiçbir dergiye göndermez.
Üniversitede Rönesans Fransızcası ve İtalyan edebiyatı üzerine çalışan Le Guin, doktoraya hazırlanırken evlenmeye karar verince eğitimini bırakıp Amerika’ya döner.
Yazmanın yanı sıra editörlük ve öğretmenlik de yapan Le Guin bir yandan da çocuklarını yetiştirir.
Yazdıkları uzun süre dikkat çekmeyen, bir çok öyküsü dergilerce reddedilen yazar ilk çıkışını Yerdeniz Büyücüsü ile yapar. Hemen ardından basılan Karanlığın Sol Eli ile tanınırlığı daha da artar. İnsanların belirli bir cinsiyete sahip olmadıkları kurgusal bir gezegende geçen hikayesiyle kitap feministlerce çok ilgi görür. Ayrıca bu kitapla yazar bilim kurgu ve fantezi eserlere verilen Hugo ve Nebula ödüllerini kazanan ilk kadın olur. Ardından Mülksüzler adlı romanıyla aynı ödülleri tekrar kazanarak iki ayrı kitap için bu iki ödülü kazanan ilk kişi ünvanını alır.
Robotlar, karmaşık makineler, uzay yolculuklarından söz etmediği için başlangıçta eleştirilse, bilim kurgu alanında görmezden gelinse de eserleri bu alandaki çok sayıda üretime ilham kaynağı olur.
Sadece fantastik edebiyat okurları için değil, genel edebiyata olan katkılarıyla da dünyanın pek çok ülkesinde sevilen, takdir gören Ursula Le Guin seksen sekiz yaşında dünyamıza veda eder. Zengin hayal gücünü kullanarak yarattığı gezegenlerden birine göç etmiştir belki de; kim bilir!


Bir yanıt yazın