
Bu fotoğrafta; tek kaygısı çocukları, tek uğraşı torunlarına kurabiye yapmak gibi görünen kadın yaşamı ve eserleriyle hemcinslerinin dünyasını genişletmiş, feminizme yön vermiş bir filozoftur.
9 Ocak 1908 de Paris’te ataerkil bir ailenin büyük kızı olarak dünyaya gelmiş, koyu katolik annesinin yüklediği ağır sorumluluklarla büyümüştür. İki dünya savaşına tanıklık eden yaşamı boyunca toplumsal baskılara katlanamamasının, kendini hırpalama pahasına kurallara karşı gelişinin altında yatan en önemli neden belki de çocukluğunda yaşadığı bu katı kurallı aile ortamıdır.
Matematik eğitiminin ardından Sorbonne’da felsefe eğitimine başlar ve orada Jean Paul Sartre ile tanışır. Bu tanışmanın ardından başlayan ve Sartre’ın ölümüne kadar süren inişli çıkışlı ilişki onları belki de dünyanın en tanınan çifti yapacaktır.
İkinci dünya savaşının ardından Sartre ve arkadaşlarının kurduğu Modern Zamanlar(Les Temps Modernes) isimli politik gazetede çalışmaya başlar, ölümüne kadar da sürdürür.
Kadın: Efsane ve Gerçek isimli makalesinde erkeklerin kadınları yanlış bir varoluşta tanıtan, gizemli “diğer” ler olarak gördüğünü iddia eder. Bu “diğer” “kabul etme durumunun iki cinsin birbirini anlamasını engellediğini, erkeklerin kadın üstünde baskı kurmasına neden olduğunu savunur. Bu durumun sınıflar arası ilişkilerde de görüldüğünü ancak hiçbir ayrımın kadın erkek ilişkisindeki kadar yıkıcı olmadığını söyler.
İkinci Cins adlı eserindeyse Freudcu yönleri ağır basan bir varoluşçuluk hakimdir. Araştırmaları diğer kavramı çevresinde yoğunlaşmıştır ve “kadın doğulmaz kadın olunur” saptamasında ifadesini bulur. Kadın tarihte hep sapkın, anormal ve eksik bir varlık olarak görülmüştür. Ünlü feminist Mary Wollstonecraft bile erkeği kadınların ulaşması gereken rol model olarak göstermiştir ona göre. Bu bakış açısı kadınların başarılarını engellemiş, yeteneklerini geliştirmelerine set çekmiştir ve artık değişmesi gerekmektedir.
Yaşamı boyunca kadının erkekten aşağıda olmadığını iddia eden, bütün eserlerinde bu fikri yayma amacını güden filozof, Montmartre mezarlığında hayat arkadaşı Sartre ile aynı mezarı paylaşmakta ve son derece ironik bir biçimde adı sevdiği erkeğin altında yer almaktadır.


Bir yanıt yazın