Press ESC to close

Ayhan Okçuoğlu Çavdar

Ayhan Okçuoğlu Çavdar

Bugün sizlerle bir okuldaşımı, aynı zamanda cumhuriyetimizin idealist bir bilim kadınını tanıtmak istiyorum.

12 Ağustos 1930 da Adana’da doğan Ayhan Hanım Erenköy Kız Lisesini bitirip Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine devam ederek doktor oldu. Aynı üniversitenin çocuk hastalıkları bölümünde eğitim aldıktan sonra ABD de Washington Üniversitesi Çocuk Hastanesi Klinik Hematoloji- Onkoloji bölümünde üç yıl görev yaptı. Ülkeye dönüp doçentlik sınavını verdikten sonra tekrar ABD ye gelip anemili çocuklarda eritropoetin tayini konulu çalışmasını tamamladı. Bu arada birlikte çalıştığı Prof. Dr. Virginia Minnich’in Türkiye’ye gelmesini sağladı. Onunla ve Prof.Dr Ayten Arcasoy ile birlikte bilim dalının ilk araştırma laboratuvarını kurdular. Burada Türk çocuklarındaki toprak-kil yeme anemisini araştırdılar. Bulguları onları çinko ve eser element eksikliklerini araştırmaya yöneltti. Aynı konu üzerinde çalışan bilim insanlarının dikkatini çeken bu çalışma Ankara’ da uluslararası bir toplantının düzenlenmesine vesile oldu. Tübitak tarafından desteklenen “Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji” “ Çinko Eksikliği” birimlerini kurdu ve başkanlığını yaptı.

1987 de Ankara Üniversitesine bağlı “Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji Araştırma Merkezi”ni kurarak başkanlığını da yürüttü.

1993 de TÜBA( Türkiye Bilimler Akademisi) kurucu üyesi ve başkanı oldu. Bu görevi 2000 yılına kadar sürdürdü. Bu yıl kendisine Kurucu Başkan ünvanı verildi ve şeref üyesi seçildi.

Çok sayıda bilim ödülü ve burs kazanan Ayhan Okçuoğlu Çavdar hayatları boyunca Atatürk ilkelerinin peşinden gitmiş ve önemli bilimsel çalışmalara imza atmış sekiz bilim kadınından biri oldu ve İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezinin “Aydınlanma Kadınları Ödülü’nü” aldı.

Çok sayıda uluslararası bilimsel derneğin üyesiydi. Yaptığı çalışmalarla bir çoğundan da ödül aldı. Pediatrik Onkolojinin bir bilim dalı olarak kuruluşunu gerçekleştiren Ayhan Okçuoğlu yaşamının son yıllarını ne yazık ki Alzheimer hastası olarak geçirmiştir.

Prof.Çavdar’ın 30 haziran 2012 tarihli TÜBA dan istifa mektubunun son satırları şöyledir:

“Devletimizin kurucusu ve halkımızın kurtarıcısı büyük önder Atatürk’ün yarattığı aydınlık ortamda gelişen bilimsel ve teknolojik atılımlar, Cumhuriyetin ilk on yılında doğan bir bilim kadınının, Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) ilk on kurucu üyesi arasında yer almasına ve dünyanın ilk kadın bilimler akademisi başkanı olmasına yol açmışsa, bu, büyük önderin önümüze “gümüş tepsi” içinde sunduğu laik, demokratik, sosyal hukuk devleti sayesinde olmuştur. Bu koşullarda, Türkiye Bilimler Akademisi’nde Şeref Üyesi olarak kalmam mümkün olamayacaktır. İstifa zorunda bırakılmış olmaktan son derece üzgünüm ve başkaca bir seçenek de kalmadığından gerekli işlemin yapılmasını, saygı ile arz ve rica ederim.”

Değerli bilim insanımızın bu sözlerine ben de bir cumhuriyet kadını olarak katılıyor,bu vesileyle büyük önderimiz Atatürk’e saygı ve minnetlerimi sunuyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir