
Bugün sizlere dilimin döndüğünce anlatmaya çalışacağım 5 Şubat 1872 doğumlu Selma Rıza’ ya ilklerin kadını demek yanlış olmaz.
İlk Türk kadın gazeteci kabul edilen Selma Rıza Uhuvvet (Kardeşlik) isimli romanın da yazarı. Aynı zamanda İttihat ve Terakki cemiyetinin tek kadın üyesi, Hilal-i Ahmer cemiyeti genel sekreteri.
O yıllarda sosyal yaşamın içinde bu kadar yer alabilmesini ailesine, özellikle Paris’teki Jön Türkler’in liderliğini yapmış ağabeyine borçlu olsa da kişisel girişkenliği, başarıları tarihin tozlu sayfalarından çıkarılıp gündeme taşınmayı hak ediyor. Yaşam öyküsünün, gücünün farkında olmayan hemcinslerime örnek olmasını diliyorum.
Dönemin koşulları gereği evde özel hocalardan ders alarak eğitim gördü. İyi derecede Fransızca öğrendi. Ailesinden gizli gittiği ağabeyinin yanında, Sorbonne Üniversitesinde eğitimini sürdürdü. Paris’te on yıl yaşadı ve İttihat ve Terakki cemiyetinin Paris şubesine üye oldu. Ağabeyinin çıkardığı Meşveret gazetesinde, Şuray-ı Ümmet gazetesinde çalıştı.
1908 de 2. Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’a döndü. İstanbul’da gazetecilik yapmadıysa da Hanımlara Mahsus Gazete , Kadınlar Dünyası gibi yayın organlarında yazılar yayımladı. Müslüman kadınlar için de okullar açılması için mücadele etti. Meclis-i Mebusan üyesi ağabeyinin desteğiyle Kandilli’deki Adile Sultan Sarayının ilk yatılı kız lisesi olarak açılmasına ön ayak oldu.
Uhuvvet’ten sonra iki roman daha yazdıysa da yayınlamadı. Uhuvvet romanı kadın hakları üzerine yazılmış bir eserdir ve yıllarca ülkemizdeki kadın hareketinin başvuru kitaplarından biri olarak kabul görmüştür.
Ülkemiz kadınlarına haklarının altın tepside sunulduğunu düşünenlere Osmanlı’da Kadın Hareketi isimli kitabı okumalarını öneririm. Bugün sahip olduğumuz ve muktedirler tarafından ne kadar engellenmeye çalışılsa da asla vazgeçmeyeceğimiz haklarımızın bedeli Selma Rıza gibi öncü kadınlarımız tarafından son zerresine kadar ödenmiştir. Ödenmeye de devam edilecektir.


Comments (1)
Melih AKGÜLsays:
7 Şubat 2023 at 01:15Eline sağlık